Category Archives: p2p

Gezi’yi Dünya Devrimsel sürecin Türkiye uğrağı olarak okumalı! Kobane’yi Kürdistan, OccupyCentral’ı Çin, Meidan’ı da Ukrayna uğrakları

Gezi’yi Dünya Devrimsel sürecin Türkiye uğrağı olarak okumalı!

9/11’den beri giderek yükselen huzursuzluk ve öfke dalgası, işgaller ve yağmalar gözlemcilere hem büyük bir krizin hem de ona eşlik edecek devrimsel bir dalganın yaklaştığını haber veriyordu. Hatırlarsanız daha 2000’den önce Pentagon raporlarında ve daha sonra Bush’un meşhur Milli Güvenlik belgesinde de yer almıştı bu öngörüler. Wall Street’in zirvesi Lehman Brothers’ı uçurumun kenarından aşağıya elbirliğiyle iterken, işin renginin değiştiği belli olmuştu. Bu olayı izleyen küresel krizle birlikte Avrupa’da Fransa, Yunanistan, İzlanda, İngiltere ve diğer bir çok ülkede baş gösteren toplumsal patlamalar, daha sonrasında Burma ve Honduras’da yaşanan askeri darbeler, Haiti’deki gibi ABD’nin doğal afeti bile jeo(ekonomi)politik fırsata çevirme girişimleri ve bu arada Wisconsin gibi direnişler ve grevlerin ABD içinde şiddetlenmesi açık sinyalleri ile bir dünya devrimsel dalganın artık yükseldiğini işaret ediyordu.

Bu sinyalleri takip edenler Kuzey Afrika’da ilk önce Tunus hemen arkasından Mısır’da patlak veren olayları doğru algılayabildiler. Zaten bölgede uzun zamandır huzursuzluk, kriz ve açlık kol geziyordu. Tahrir Meydanı işgalini takip eden bir ay içinde neredeyse bütün Kuzey Afrika tutuştu. Bölgenin BOP uygulama alanı olması ve isyanların yayılış hızı herkeste bir şaşkınlık yarattı ve puslu bir ortam doğurdu. Fakat bir iki ay içerisinde kıvılcımların Avrupa’ya da sıçraması; İspanya’nın başkenti Madrid’in Taksimi olan Puerta Del Sol’un 15 Mayıs’da başlayarak 1.5 ay işgal altında tutulması, halk meclislerinin ve işgal çadırlarının yurt dışında okuyan İspanyol öğrenciler ve göçmenler aracılığı ile yayılması ve farklı ülkelerde kurulan yerel ağlar aracılığı ile bunların sürdürülmesi sis perdesini dağıttı. İspanya’da olaylar başladığında kurulan Take The Square ağı ve Democracia Real Ya (DRY – Gerçek Demokrasi Şimdi) ağına bağlı bazı küçük grupların Facebook, IRC (sohbet) ve Mumble üzerinde yürüttükleri örgütlenme, 15 Ekim 2011 için yapılan ve Paris ve Lizbon’da yapılan ulusötesi meclislerde onaylanan Küresel Devrim eylemi çağrısının yayılmasında önemli rol oynadılar. Aynı dönemde New York ve Washington’da da İspanyol öğrencilerin tetiklediği meclisler toplanıyor ve çadırlı işgal denemeleri yapılıyordu. Canada’da yayınlanan Adbuster dergisinin 17 Eylül’de Wall Street’i İşgal Ediyoruz (Occupy Wall Street) çağrısı geldi. New York’da toplanmaya başlayan meclisler ve eylemci ağları bu çağrıya karşılık verdiler. Nihayet uzun ve İsrail, Şili, Yunanistan, İtalya, Hİndistan gibi bir çok ülkede ayaklanmaların yaşandığı sıcak 2011 yazını takiben Eylül ayına kadar uzanan süreçte İspanya, New York ve diğer ülkelerden eylemciler arasında internet üzerinden yoğun ve ağ-örgütlü çalışmalar yürütüldü. Onlarca yaratıcı video ve poster ortaklaşa üretildi ve elden ele gelişerek son halini aldı. İspanyol DRY ağının girişimi ile 15-18 Eylül’de Barcelona’da aralarında Tunus, İtalya, Yunanistan ve diğer ülkelerden gelen eylemcilerin bulunduğu uluslararası bir ‘Hub Toplantısı’ yapıldı. 17 Eylül günü ise Wall Street’i işgal amacı ile başlayan protesto Zucotti Park’ın işgali ile sonuçlandı. Bir hafta içinde polisin aşırı şiddet uyguladığı saldırılar başlayana kadar sadece sosyal medyada infial yaratan bu işgal Eylül sonuna doğru ana akım medyaya da yansımaya başladı. Böylece daha önceden belirlenen tarihi eylem olan 15 Ekim yaklaştıkça halk ve halklar, her yerde işgal çadırları kurmaya, her yeri bir Tahrir, bir Sakarya Komünü’ne çevirmeye hazırlanmıştı bile. ABD içinde Eylül ayının 17’si ile 15 Ekim 2011 arasında çadırlı kent merkezi işgalleri bütün eyaletlere yayılmıştı ve Avrupanın bir çok şehirlerinde de denemeler yapılmaya başlanmıştı. Böylece 15 Ekim 2011, Küresel Devrim günü eylemi, çadırları ve büyük meydan işgallerini gezegen boyutuna taşıdı. Aynı günde 90’ı aşkın ülke ve 1000’i aşkın şehir merkezi benzer şekilde işgal edildi, çadırlar ve halk meclisleri kuruldu.

Continue reading

Özgür Yazılım, Özgür Toplum: Richard M. Stallman’ın Seçilmiş Yazıları’na Giriş

Lawrence Lessig, Hukuk Profesörü, Stanford Hukuk Fakültesi

Her nesil kendi filozofuna bir zamanın hayal gücünü yakalayan bir yazar ya da sanatçıya sahiptir. Bazen bu filozoflar oldukları gibi tanınırlar; genelde gerçek bağlantı kurulmadan önce nesillerin bunu anlamaları zaman alır. Ancak bu filozoflar tanınsalar da tanınmasalar da, bir şiirin fısıltısında ya da politik bir hareketin patlamasında da olsa, bir zaman, ideallerini konuşan insanlar tarafından ortaya çıkarılır.

Bizim neslimizin bir filozofu var. O bir sanatçı ya da profesyonel bir yazar değil. O bir programcı. Richard Stallman çalışmalarına programcı ve işletim sistemi yazılımı hazırlayan bir mimar olarak MIT’nin laboratuarlarında başladı. Programcı ve “Kod” olarak tanımlanan bir dünyada özgürlük için oluşturulan bir hareketin mimarı olarak toplum yaşamının bir aşamasında kariyerini oluşturdu.

“Kod”, bilgisayarları çalıştıran teknolojidir. Yazılımda yazılsa da donanımda gömülü olsa da, kod, ilk olarak makinelerin çalışmasını yönlendiren sözcükler halinde yazılan bir yönergeler topluluğudur. Bu makineler, bilgisayarlar, hayatımızı gitgide daha çok tanımlamakta ve kontrol etmektedir. Bu makineler, telefonların nasıl bağlandığını ve televizyonda neyin gösterildiğini belirler. Bilgisayarlar, videonun bir bilgisayara geniş bant bir bağlantı üzerinden gösterim yapabilip yapamadığını belirler. Bir bilgisayarın üreticisine neyi geri raporladığını kontrol ederler. Bu makineler bizi yönetir. Kod da bu makineleri yönetir.

Continue reading

III. ALTERNATİF MEDYA ŞENLİĞİ PROGRAM AKIŞI

AKIŞ

11:00-13:00 Alternatifi Ana akımlaştırmak, Ana akımı Alternatifleştirmek

Alternatif medya kimdir, ana akımı nasıl eleştirir? Alternatif medya etiği var mıdır? Barış, yurttaş, hak habercisi diyoruz ama hangisi kime denir? Alternatif medyanın geleceği var mıdır, ana akımlaşmak durumunda mıdır? E, ana akım medyanın alternatif numaralarına diyecek bir sözümüz var mıdır?

tesla

13:30 – 15:30 Direnişte Medya Medyada Devrim

Yeni toplumsal hareketlerde medyanın hali.

Enternasyonel söyleşiler, Dünya’dan farklı direniş öyküleri, alternatif medyanın bu öykülerdeki rolü.

Gezi’nin alternatif medyası ne yaptı? Şimdi ne yapmakta?

Continue reading