Monthly Archives: April 2012

"21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası" üzerine birkaç söz – Ulaş Taştekin

“21. Yüzyılın İlk Devrimci Dalgası”, Foti Benlisoy’un Nisan ayında çıkan kitabının adı. Kitabın alt başlığı ise “Fransa ve Yunanistan’dan Arap Devrimi, ‘The Occupy’ Hareketleri ve Kürt İsyanına”. 3 bölümden oluşan kitapta Benlisoy’un çoğu son bir bir buçuk sene içerisinde çeşitli sol gazete, dergi ve internet sitelerinde yayınlanmış yazılarından oluşuyor. Ayrıca kendisi tarafından kaleme alınan pek de kısa sayılmayacak prolog kitabın bütününde yer alan görüşlerin derli toplu bir özeti niteliğinde.

Kitabın ilk bölümü, yazarın Fransa’daki 2005 banliyö ayaklanmalarından başlayarak Avrupa’da özellikle son aylarda Yunanistan merkezli gelişen toplumsal hareketi ve gelişmeleri analiz ettiği makalelerini kapsıyor.

“Arap İsyanı: Tahrir Kuşağı- Devrim Köstebeği Harekete Geçiyor” başlıklı ikinci bölümde ise dünyanın Aralık 2010’dan bu yana hareketlenen bir başka coğrafyasını, Arap İsyanlarını analiz eden yazılar yer alıyor.

İlk iki bölüm her ne kadar farklı coğrafyaları ele alsa da söz konusu ülkelerde gerçekleşen kalkışmaların ortak doğasını analiz etme çabası bu iki bölümü aslında bir bütün kılıyor. Benlisoy’un “Akdeniz’in güneyi ve kuzeyi” arasında tespit ettiği benzerlikler özellikle gençliğin proleterlaşma ve prekaryalaşma süreci sonucunda yaşadığı dönüşümde odaklanıyor. İmtiyazlı aydın karakteri nedeniyle işçi sınıfıyla ilişkisi “dışsal” bir bağ olarak tanımlanan öğrenci gençlik özellikle Arap İsyanı ve Avrupa’daki eylemlerin(daha belirgin olarak İspanya, Yunanistan ve Fransa’da) işaret ettiği üzere “yeni” bir siyasal özne olarak tarih sahnesine çıkıyor.

Continue reading

Advertisements

Paris ve Barcelona'dan Avrupa'ya yayılan çağrı: 1 Mayıs İşçi Genel Meclisleri!

1 Mayıs işçilerin uluslararası dayanışma ve eylem günüdür! O gün dünyanın yüzlerce şehrinde milyonlarcamız haklarımızı almak ve savunmak için yine meydanlarda toplanacağız.

30’u aşkın yıldır sosyal ve refah devletinin yerle bir edilmesine tanık oluyoruz. Birbirinin yerini alan her hükümet finansal piyasalarla, dev şirketlerle el ele çalıştılar, onlara boyun eğdiler ve bizi de boyun eğmeye zorladılar.

 

Kar maksimizasyonu adına artan bir eşitsizliğe, işsizlik korkusuna, inanılmaz streslere maruz bırakıldık. Birbirimize kırdırılmaya çalışıldık ve kemerlerimizi sıkmaya zorlandık. İşten çıkarmalarla işgücü azalttılar, üretim daha ucuz işçilik yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin üzerine yıkıldı, mevcut işler daha da güvencesiz hale geldi ve işsizlik normal bir hal oldu.

 

Her gün, daha fazla insan için geçim imkansız hale geliyor, daha çok işçi bildiği tek işinden uzaklaştırılıyor ve bir daha ona geri dönemiyor.

 

Özgürlüklerimiz ve haklarımız her geçen gün saldırganca elimizden alınıyor. En önemlisi kolektif olarak geleceğimiz hakkında karar verebilme şansımız tamamen ortdan kaldırılıyor. Artık demokratik bir toplum olasılığından bile yoksun bırakılıyoruz.

 

Bir çok ülkede isyanlar başladı.

 

Problemlerin kökü ile yüzleşmek için zorluklara karşın toplumsal hareketler, vatandaş girişimleri ortaya çktı ve bunlar yeryüzünün farklı bölgelerinde farklı boyutta geliştiler.

 

Vatandaşlar toplanarak kendi kendilerine örgütlendiler ve umuda yeniden hayat verdiler. Geçen aylar içerisinde Avrupa ve Dünya çağında bir çok genel grev patlak verdi.

 

Şu anda uluslararası örgütlü ağlar aracılığı ile 12 ve 15 Mayıs günleri için büyük protesto ve eylemler örgütleniyor. Benzer bir çağrı da 1 Mayıs’da meydanlar işgal edilmişken genel işçi meclisleri toplamak için yapılıyor. 1 Mayıs’da ayrıca ABD tarihinde ilk kez bir Ulusal Genel Grev gerçekleştirilecek.

 

Örgütlenerek bu uluslararası eylemliliği destekleyin!

 

Gelin kendi kendimize örgütlerek harekete geçen ünsanlığın büyük çoğunluğu olarak güçlerimizi birleştirelim. Zaferi sokaklarda kazanacağız!

 

1 MAYIS’DA MİTİNGLERDEN SONRA ALANLARI TERK ETMEYELIM

 

İŞÇİ GENEL MECLİSLERİNİ KURALIM

 

İNTERNET ÜZERİNDEN CANLI YAYINLA MEYDANLARI VE MÜCADELELERİMİZİ BİRBİRİNE KENETLEYELİM

 

BAŞKA BİR DÜNYAYI ŞİMDİ BİRLİKTE İNŞA ETMEYE BAŞLAYALIM!

Continue reading

1 Mayıs 2012 Küresel Genel Grevi ve Dünya Baharı

2011 yılında insanlık ilk defa, dünya çapında eşanlı olarak tabandan örgütlenen ve milyonlarca kişinin katıldığı ayaklanmalara tanıklık etti. Mısır’da, İzlanda’da, Ispanya’da, ABD’de, Yunanistan’da ve bir çok başka yerde patlak veren isyanlarda işçi sınıfı ve devrimci-ilerici sendikalar önemli bir rol oynadılar.

2012 emeğe, insana ve doğaya saldırıların şiddetlendiği, sermayenin açık baskıya dayalı neoliberal bir devlet kapitalizmi modeli üzerinde uzlaşmaya vardığı bir yıl olarak başladı. Bu durum işçiler ve sermaye saldırılarına direnen, kapitalizme alternatif barışcıl, demokratik, adil ve pozitif bir dünya kurmaya çabalayan herkes adına 1 Mayıs 2012’ye farklı bir anlam yükledi.

Böyle bir momentte, Tahrir ve Puerto del Sol olaylarından sonra 17 Eylül 2011’de başlayan Wall Street İşgali eylemi ile ifadesini bulan genel isyanlık halini stratejik anlamda ileriye taşıyacak önemde bir şey gerçekleşti. ABD’de ilk kez federal ölçekte bir genel grev dile getirilmeye ve halk tarafından örgütlenmeye başlandı.

Continue reading